İkinci Dönemde Süreklilik: Motivasyonu Sürdürme ve Akademik Dayanıklılık

  • Ana Sayfa/
  • Makaleler/
  • İkinci Dönemde Süreklilik: Motivasyonu Sürdürme ve Akademik Dayanıklılık
Image Description

İkinci Dönemde Süreklilik: Motivasyonu Sürdürme ve Akademik Dayanıklılık

Eğitim-öğretim yılının ikinci dönemi, öğrenciler için yalnızca akademik sürecin devamı değil; aynı zamanda sabır, kararlılık ve içsel motivasyonun daha fazla önem kazandığı bir dönemdir. İlk dönemin getirdiği deneyimler, başarılar ya da zorlanmalar bu süreçte öğrencilerin okula ve öğrenmeye bakışını doğrudan etkiler. Bu nedenle Şubat ayı, motivasyonu yeniden ele almak ve akademik dayanıklılığı güçlendirmek açısından kritik bir eşiktir.

 

İkinci dönemde öğrencilerin sürdürülebilir bir tempo yakalayabilmesi; hedeflerin gerçekçi biçimde gözden geçirilmesi, çabanın desteklenmesi ve öğrenme sürecinin bir bütün olarak ele alınmasıyla mümkündür.

 

 

  1. İkinci Dönemde Motivasyonun Doğası

 

Motivasyon, yılın başındaki heyecanla aynı biçimde devam etmez. Bu durum çoğu zaman yanlış şekilde “isteksizlik” ya da “yorgunluk” olarak yorumlanır. Oysa ikinci dönem motivasyonu; daha sakin, daha gerçekçi ve daha içselleştirilmiş bir yapıya sahiptir.

 

Bu dönemde önemli olan:

  • Öğrencinin kendisini başkalarıyla değil, kendi ilerlemesiyle kıyaslaması
  • Başarıyı sadece sonuçlarla değil, süreçte gösterilen çabayla değerlendirebilmesi
  • Zorlanmanın öğrenme sürecinin doğal bir parçası olduğunu fark edebilmesidir

 

Motivasyonun korunması, mükemmel performans beklentisinden çok devam edebilme gücünün desteklenmesiyle sağlanır.

 

 

  1. Akademik Dayanıklılık Nedir ve Neden Önemlidir?

 

Akademik dayanıklılık; öğrencinin karşılaştığı akademik zorluklar karşısında vazgeçmemesi, hata yaptığında yeniden denemesi ve öğrenme sürecine tutunabilmesidir. Bu beceri, sadece ders başarısını değil, öğrencinin yaşam boyu öğrenme yaklaşımını da belirler.

 

Akademik dayanıklılığı olan öğrenciler:

  • Başarısızlığı kişisel yetersizlik olarak görmez
  • Geri bildirimlerden öğrenir
  • Sürecin kontrol edilebilir olduğuna inanır

 

Bu yaklaşımın gelişmesi, öğrencinin özgüvenini ve sorumluluk bilincini güçlendirir.

 

 

  1. Gerçekçi Hedefler ve Yeniden Yapılandırma

 

İkinci dönem, hedefleri gözden geçirmek için önemli bir fırsattır. İlk dönemde belirlenen hedefler; öğrencinin gelişimine, ihtiyaçlarına ve mevcut koşullara göre yeniden düzenlenmelidir.

 

Bu süreçte:

  • Büyük hedefler küçük, ulaşılabilir adımlara bölünmelidir
  • Akademik hedeflerin yanı sıra davranışsal ve duygusal hedeflere de yer verilmelidir
  • Hedefler, öğrencinin bireysel hızına ve öğrenme stiline uygun olmalıdır

 

Unutulmamalıdır ki her çocuk aynı hızda ilerlemez; öğrenme temposu bireyseldir ve bu farklılık gelişimin doğal bir parçasıdır.

 

 

  1. Günlük Çalışma Alışkanlıklarında Süreklilik

 

İkinci dönemde yoğunluk arttıkça, düzensiz çalışma alışkanlıkları motivasyonu zedeleyebilir. Bu nedenle uzun ve yorucu çalışma saatleri yerine düzenli ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni önemlidir.

 

Etkili bir düzen için:

  • Günlük kısa tekrarlar tercih edilmelidir
  • Çalışma ve dinlenme süreleri dengelenmelidir
  • Ekran kullanımı kontrollü biçimde sınırlandırılmalıdır

 

Bu yaklaşım, öğrencinin zihinsel yorgunluğunu azaltırken öğrenme verimini artırır.

 

  1. Sürecin Duygusal Boyutunu Göz Ardı Etmemek

 

Akademik süreç, duygusal durumdan bağımsız değildir. Yorgunluk, kaygı, özgüven dalgalanmaları ve sınav baskısı ikinci dönemde daha görünür hale gelebilir.

 

Bu nedenle:

  • Öğrencinin duygularını ifade edebilmesine alan tanınmalıdır
  • Sürekli performans beklentisi yerine anlayış ve destek ön planda tutulmalıdır
  • Çaba, kararlılık ve ilerleme mutlaka fark edilmelidir

 

Duygusal olarak desteklenen öğrenciler, akademik zorluklar karşısında daha dirençli olur.

 

 

Sonuç: Süreklilik, Başarının En Güçlü Anahtarıdır

 

İkinci dönem; hızlanmak değil, istikrar kazanmak zamanıdır. Bu süreçte başarı, yalnızca yüksek notlarla değil; vazgeçmeden devam edebilme, zorlandığında yeniden deneme ve kendi gelişimini sahiplenme becerisiyle anlam kazanır. Öğrencilerin bu dönemde ihtiyaç duyduğu en önemli şey, mükemmel olmaları değil; gelişmeye açık olduklarını hissetmeleridir.

 

Her çocuğun öğrenme yolu, ilerleme hızı ve güçlenme biçimi farklıdır. Akademik dayanıklılık, bu farklılıkları kabul ederek sürdürülebilir bir çaba ortaya koyabilmeyi ifade eder. Öğrenme sürecini bir yarış değil, uzun soluklu bir yolculuk olarak görebilen öğrenciler; karşılaştıkları engelleri kişisel başarısızlık değil, gelişim fırsatı olarak değerlendirmeyi öğrenirler.

 

Unutulmamalıdır ki eğitimde kalıcı başarı, kısa süreli yükselişlerden değil; kararlılıkla sürdürülen küçük adımlardan doğar. Bu adımlar zamanla özgüvene, sorumluluk bilincine ve içsel motivasyona dönüşür. Ve en önemlisi, her çocuk kendi hızında ilerler; önemli olan, bu yolculukta durmadan yürüyebilmektir.


Hakkımızda

Bilgi’nin hiç kıskanılmadan paylaşılacak en yüce ve tek değer olduğunu özümseyen ve tüm öğretim kurumlarını bir büyük bütünün parçaları olarak gören; başarıyı, “birey, okul, aile ve çevre”nin katkılarıyla elde edilen kolektif bir sonuç olarak değerlendiren ve bu sonuçta aslan payının “birey”e ve “öğretmen”e ait olduğunu hem açık yüreklilik hem de saygı ve övünçle dile getiren bir kurum.

Bize Ulaşın

Site Mah. Diriliş Cad. No:19 34760 Ümraniye / İstanbul